etrafımda pişman olacak o kadar çok insan görüyorum ki(yada öyle olduğunu düşünüyorum) bir süre sonra nereye
bakacağımı şaşırıyorum.Tereddütlerim bunun gerçek olup olmadığıyla ilgili değil. benim burada ne işim olduğuyla
ilgili olabilir. yapmam gerekenleri yapmamak beni huzursuz ediyor ve yaptığım şeylerden haz duymuyorum.hani hep
aklıma geliyor ya en kötüsü “herşeyin farkında olmak” diye bir slogan evet doğru. kendi hayatımı kendim
belirliyorum saçmalıklarına da inanmıyorum müdahale etmeye çalıştığım doğru ama ne derece başarılı olduğum su
götürür bir konu.
sevdiğim bir şair “kalabalık yalnızlıklara” demişti o zaman daha iyi anlıyordum ama şimdi muğlaklaştı kafamda.
zaman törpüsünden geçerek yaşadığımız için bazen dönüp giden parçalara bakmak gerekiyor belki bir sonrakine daha
dikkatli olmak için..ben denedim ama bıçaklar çift taraflı değişen bir şey olmuyor.çoğumuz yaşamak için yaşıyoruz
sadece, kimse görevlerini yerine getirmiyor iş verenin geniş tutumundan kaynaklanıyor olsa da tünelin sonu karanlık.
Yağmur başlamadan önce şemsiye açmak bizim dünyamıza biraz uymuyor o yüzden yere düşmeden kimse elini uzatmıyor.
çözüm bölümüne mi geldik ben yokum o zaman, bende sorunlardan biraz fazlası var hepsi bu.. aslında bir (belki
birden biraz fazla) anahtar var.. kapıyı kitlemek için mi yoksa açmak için mi bilmiyorum. hiç kullanmadığımdan
çalıştığına bile emin değilim. Ama herşeyin bunda olduğunu biliyorum. çünkü kullananlar hep başardı, başaracakda..
Haziran 7, 2009
kapının biraz ötesi
Henüz Yorum Yok »
Henüz yorum yapılmamış.
Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.