Sona Başlamak

Haziran 8, 2009

sessiz

Kategori: düz yazı — boloş @ 2:17 pm

Eski bir kandil ışığında tükenirken umutların senin hemen yanında olacağım, görmeyeceksin, duymayacaksın ve hissetmeyeceksin hiç bir şeyi önemsediğinden fazla. Titreyen alevlerde kahrederken kendini ikinci fırsatın da işe yaramayacağını düşünemeyeceksin. Sönük aydınlığın içinde zifir-i fikirlerin esiri olduğunu anladığında, bize anlatıldığı kadar basit olmadığı gelecek aklına. O zaman beni bulmanı ne kadar isterim.. Parlak günlerde heba ettiğimiz bir ömrün hazin yasını bölüşmek bize yakışır ancak.

Hep bende kalmasını istediğin gizli duygularını sana kabul ettirmeye son verdim en azından. Ne senin itiraz etmeye, ne de benim ısrar etmeye takatimiz kalmadığını böyle mi anlayacaktık. O her şeyden/herkesten esirgediğin anlamlarına pranga vurulmuş kelimelerini serbest bırakma zamanı gelmedi mi daha? Ayağı kalkamamanın sebebi takdir edilmemiş yorgunlukların mı?

Bir rüyadan uyansan şimdi hiçbir şeyi umursamadan yorgana sarılıp uyumaya devam edeceksin. Pişmanlığın birkaç saniye içinde göz kapaklarının düşmesiyle ezilip gidecek. Uyandığında ise bir şey hatırlamayacaksın bile.. Düzensizlik içinde tek düze hayatına yön vermeden gideceksin. Bende kafanı kurcalayıp ara sıra huzursuz etmeyi başarırsam mutlu olacağım senin bundan kurtulduğun süre kadar.

Şimdi sarı ışıklar içinde sararırken, oysa “hasretin rengi daima sarı” olmadığını, umutsuzluğu da içine alaca kadar alçak gönüllü olduğunu izliyoruz. Sert kayadan kopan keskin parçalardık hiç olmadığımız sularda mücadele ettik şimdi toprak olduysak bu uğurda geçtiğimiz yollar var şahidimiz birde üzerimize basan ayaklarda zerreciklerimiz.

Henüz Yorum Yok »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

WordPress.com'dan blog alın.